Hazreti muhammed'in Yaktırdığı Cami

Hazreti muhammed'in Yaktırdığı Cami

, December 12,2019 - Tarih & Nostalji

Alican Güzeldir
542 Takipçi 441 Bakılma

Hazreti Muhammedin yaktırdığı cami

Cemil Kılı yazdı

1.2kShares

Mescit, İslam mabedine verilen addır. Secde edilen yer demektir. Mescit illa ki bir bina demek değildir. Secde edilen aık arazi de İslama gre mescittir. Nitekim Mekkeye 9 mil kadar uzakta bulunan Cirane blgesindeki bir araziye de mescit denilmekte ve hatta Uzaktaki Mescid anlamında Mescid-i Aksa tabiri kullanılmaktaydı. Hazreti Muhammedin isra / gece yryş iin bahsettiğimiz bu mescide gittiği bilinmektedir. Kurandaki Mescid-i Aksanın Kudsteki malum cami ile bir ilgisi yoktur. Bu konuda daha ayrıntılı bilgi iin İlahiyatı İsrafil Balcının;İsra ve Mira Gereğiadlı alışmasına bakılabilir.

İslam ncesi dnemde mşrik Arapların da mescit deyimini kullandığı kimi Kuran szlerinden anlaşılmaktadır.Bir başka ifadeyle mescit sz İslam ile birlikte doğmuş bir szck değildir. Cami sz ise genelde Cuma mescitlerine verilen bir ad olarak bilinmektedir. Nitekim cami sztoplayan, toplayıcıdemektir. Tarihsel srete cami sznn daha fazla ne ıktığı grlmektedir. Oysa Kuranda cami sz, ibadethane anlamında kullanılmaz. Bu konuya başkaca yazılarımızda daha ayrıntılı olarak değindik.

İslam tarihinin en nemli olaylarından biriMescid-i Dırarolayıdır. Mescid-i dırar, adı zerinde bir mescittir. Yani bugnn deyimiyle bir camidir. Ama o yle bir camidir ki bizzat Hazreti Muhammed tarafından yıktırılmış ve yaktırılmıştır. Belki de tarihte cami yıktırma ve yaktırma işini ilk kez Hazreti Muhammed yapmıştır. Evet, İslam tarihi bağlamında sylersek elbette ki Hazreti Muhammed bu işin ncsdr.

Mescid-i Dırar tamlaması Farsa bir tamlamadır.Arapa ifadesiyleMescidd-Dırrşeklinde nitelenen bu mescit iin İbn Hişam(es- Sire, IV, 529-530)ve Taberi(Camiul- beyan, XI, 17-26)gibi bazı kaynaklardaMescidş- ŞikakveMescidn- Nifakda denilmektedir. Bu ifadeler, sırasıylaBLCLK MESCİDİvemnafıklık mescidianlamına gelmektedir.

Kuranda konuya ilişkin son derece aydınlatıcı ve aık anlatımlar bulunuyor. ncelikle dırar szcğnn Trkesininzarar veren, sakıncalıdemek olduğunu belirtelim veMescid-i Dırartamlamasının daZararlı Mescit / Zararlı Camianlamına geldiğini aıklayalım.

Mescitten yani camiden zarar gelir mi?

Zararlı mescit / cami olur mu?

Kuran bu sorulara evet diyerek yanıt veriyor.

ZiraMescid-i Dırarifadesi doğrudan doğruya Kurana ait bir ifade.

İlgili Kuran szlerine / ayetlere bakalım:

Zarar vermek, inkr etmek, inananların arasını ayırmak, Allah ve elisine karşı daha nce savaşmış olan kişiye gzclk yapmak zere bir mescit / cami kurup; Biz sadece iyilik yapmak istedik, diye yemin edenler vardır. Onların yalancı olduklarına kuşkusuz ki, Allah tanıktır.

Byle bir mescitte / camide sakın namaza durma. Daha ilk gnnde Allahtan sakınma zerine kurulan bir mescit / cami, iinde namaza durman iin ok daha uygundur. O mescitte temizlenmek arzusu taşıyan erler vardır. Kuşkusuz, Allah, temizlenenleri sever.

Yapısını Allahtan korku ve rıza zerine kuran mı hayırlıdır, yoksa yapısını bir uurumun kenarına kurup onunla birlikte cehennem ateşine yuvarlanan mı? Kuşkusuz, Allah, zalimler topluluğunu doğru yola ulaştırmaz.

Yaptıkları bina, kalpleri paralanıncaya dek yreklerinde bir kuşku olarak kalacaktır. Elbette ki, Allah, gereğince bilendir ve erdemli bilginin kaynağıdır.(Uyarı Blm 107- 108- 109- 110. Szleri / Berae Suresi 107 108- 109- 110. Ayetleri)

Yukarıda Trkesini verdiğimiz Kuran szlerinin ilkinde Arapa olarakmesciden dırranifadesi gemektedir ki bu ifade Farsa mescid-i dırar tanımlamasının Arap dili kuralları gereği cmle iinde aldığı bir haldir.

Anlıyoruz ki her mescit İslam değildir. Adı mescit yahut cami olsa da bazı binalar İslama aykırıdır. Nitekim Kuran bylesi mescitleri zararlı diye niteliyor.

PEKİ, HANGİ MESCİT ZARARLIDIR, HANGİ MESCİT İSLAMDİR?

Kuranda İslam mescitlerimesacidullaholarak niteleniyor.Mesacidullah, Allahın mescitleri demektir.

Bu ifade yine Uyarı Blm / Berae Suresi 18. Szde / 18. Ayette şyle gemektedir:

Allahın mescitlerini ancak Allaha ve ahiret gnne inanan, itenlikle ibadet eden, yoksulun hakkı olanı veren ve Allahtan başkasından korkmayan kimseler onarır ve ziyaret eder. Doğru yola ermiş olmaları umulanlar işte bunlardır.

Gerekmescid-i dırargereksemesacidullahkavramlarının getiği Kuran szlerinin vahyediliş nedenleri klasik Kuran yorumu kitaplarında uzun uzadıya anlatılmaktadır.

Kısaca değineceğiz ama bilinmelidir ki sz konusu Kuran szlerinin taşıdığı anlam yalnızca peygamber dneminde yaşanmış ve Kuran yorumu kitaplarında ele alınan olaylara zglenemez. Sz konusu Kuran szlerinin ierdiği anlam ve taşıdığı ileti btn bir İslam tarihi ve gnmz İslam dnyası ile de ilintilidir. İlgili Kuran szlerindeki gncel anlamlara daha da yoğun bir biimde değinmek durumundayız ki bugnn mescid-i dırarlarını saptayabilelim ve o meknlardan uzak durmayı peygamber snneti ve Kuran bir tutum olarak srdrebilelim.

ncelikle belleğimizi yenilemek adına, andığımız Kuran szlerinin vahyediliş nedenlerine kısaca bakalım:

ncelikle 18. Sz ele alalım

Mşrik Arapların Kabenin bakımı ve eşitli mescitlerin inşası iin aba gsterdikleri tarihsel bir gerektir. Bu Kuran sznde; onların bu abalarının hibir anlamı olmadığı zira Allahın birliğine ve ahirete imanları olmayanların, itenlikle ibadet edip yoksulun hakkı olanı vermeyenlerin ve Allahtan sakınmayanların eylemlerinin değersiz olduğu ifade edilmektedir.

Allahın mescitlerini Allaha, ahiret gnne itenlikle inanıp itenlikle ibadet eden, yoksulun hakkı olanı veren ve Allahtan gereğince sakınanların onarabileceği ve ziyaret edebileceği dile getirilmekte ve mşriklerin Allahın mescitlerini ziyaret etmeleri bir tr yasaklanmaktadır. Bir nceki Kuran sz ile birlikte değerlendirildiğinde 18. Szdeki anlam daha aık bir biimde anlaşılmaktadır. 17. Szn anlamı şyledir:

Allaha ortak koşanların, kendi inkrlarına kendileri tanık iken, Allahın mescitlerini onarmaları veya ziyaret etmeleri olacak iş değildir. Onların yaptıkları boşa gitmiştir. Onlar ateşte srekli kalacaklardır.

Şimdi de 107den 110. Szlere değin konu edilen olayı aktaralım:

Mnafıklar İslmiyetin Medinede glenerek yayılmasından rahatsız oluyor ve bu gelişmeyi nleyemedikleri iin hayıflanıyorlardı. Ancak bu sırada ilerinden Amir oğlu Veda onları teselli edebilecek bir haber verdi. Vedaya Chiliye devrinde Hıristiyan olan ve o sırada Suriyede bulunan Eb Amir er-Rhibden bir mektup gelmişti.

Eb mir mnafıkların lideri Abdullah b. bey b. Selln yakın akrabasıydı. Mslmanlara karşı hilelerinden dolayı Tanrı elisi Hazreti MuhammedinEb mir el-Fsıkdediği bu kişi Bedir Gazvesine mşriklerle beraber katılmış, Uhudda da mşriklerin safında yer almış, Medineli hemşehrilerini tahrik ederek onları yanına ekmek istemişse de başarılı olamamıştı. Daha sonraki savaşlarda Mslmanlara karşı olumsuz tavrını srdrmş, Mekke fethedildikten sonra Tife sığınmış, Huneyn (Hevzin) Gazvesinden ve Tif Seferinin ardından burada duramayarak Suriyeye gitmişti. Giderken de mnafıklara işlerini grşebilecekleri bir mescit yapmaları ve glerinin yettiği kadar silh ve mhimmat toplamaları iin haber yollamış, kendisinin Bizans makamlarına gidip oradan asker getireceğini ve Muhammedle ashabını Medineden ıkaracağını bildirmişti.

Eb Amir mektubunda Bizans valisiyle grştğn, kendileri destek olurlarsa Bizanslıları Medineyi kuşatmaya ikna edebileceğini sylyordu. Mnafıkların bu konuyu grşebilmeleri iin dikkat ekmeyecek bir mekna ihtiyaları vardı. Veda bu meknın nasıl yapılacağı konusunda bir neride bulundu. Buna gre bir mescid inşa edip cemaate devam etmeyi kolaylaştırdıkları izlenimi uyandıracaklar, bylece hem Mescid-i Nebev ile Mescid-i Kub cemaati arasında bir BLNME ıkarmış olacaklar, hem de Eb mir ile gizlice grşebilecekleri bir mekna kavuşmuş olacaklardı. Vedanın nerisinin kabul edilmesinin ardından mnafıklar hızlı bir biimde Kubda bir mescit yaptılar.

Hazreti Peygamber, Medine dışında Zevan denilen yerde Tebk Seferinin son hazırlıklarıyla meşgulken mnafıklardan beş kişilik bir heyet gelip yağmurlu ve soğuk kış gecelerinde hasta ve zrl olanların namaz kılması iin bir mescit inşa ettiklerini ve kendilerine namaz kıldırarak burayı ibadete amasını istediler. Tanrı elisi Muhammed, sefere ıkmakta olduğunu, dnşte orada namaz kıldırabileceğini syledi. Sefer dnş ordusuyla birlikte Zevanda konakladığında bazı mnafıklar gelip Hazreti Peygamberi mescitlerine gtrerek namaz kıldırmak istediler. Bu sırada mescit ve onu yapanların niyetleri hakkındaki Kuran szleri vahyedildi. Bu szlerde mescidi inşa edenlerin niyetlerinin mminlere zarar vermek, hakkı inkr etmek, mminlerin arasınaBLCLKsokmak ve daha nce Allah ve elisine karşı savaşmış olan bir kişiyi (Eb mir er-Rhib) beklemek olduğu belirtiliyor, bunların, amalarının iyilik olduğuna ilişkin yemin bile edebilecekleri, halbuki yalancı oldukları vurgulanıyor, Hazreti Peygambere Mescid-i Dırrda asla namaza durmaması, buna karşılık takv zerine kurulmuş mescitte(Mescid-i Kub veya Mescid-i Nebev)namaz kılmasının daha uygun olacağı bildiriliyordu. Bunun zerine Tanrı elisi, Medineye ulaşınca sahabeden sımile Mlike mescidi yıkmaları iin emir verdi. sım ve Mlik yatsı vakti sıralarında Mescid-i Dırrı yaktı. ıkmamakta direnen Criye oğlu Zeydin vcudunun bir kısmının yandığı sylenir. Mnafıklar ertesi sabah mescidin yıkılmış olduğunu grnce Allahın, sırlarını ifşa ettiğini ve gizledikleri gerek amacın Peygambere bildirildiğini anladılar.

İşte Diyanetin İslam Ansiklopedisinden kimi ifadelerde kk değişikler yaparak aktardığımMescid-i Dırarın yani Blclk Mescidinin yks byle.

Şimdi soralım:

Acaba o gnden sonra ve İslam tarihi boyunca mnafıklar başka Mescid-i Dırarlar yaptılar mı?

GNMZDE DE BYLESİ MESCİTLER / CAMİLER VAR MI?

Mescid-i Dırarın en nemli zelliği blc bir mescit olmasıdır. Bu nedenle de zaten ondan bahsederken aynı zamandaBLCLK MESCİDİdiye de bahsedildiğini yazmıştık.

Elbette başka zellikleri de var. Mescid-i Dırarın zelliklerini alt alta sıraladığımızda bugnk bazı mescitlerin / camilerin ne durumda olduğunu yaniMesacidullahmı yoksaMescid-i Dırarmı olduklarını saptamak mmkn olabilecektir.

ncelikle saptayalım ki bu mescid, mnafıklar yani gerekte mmin olmayanlar tarafından kurulmuştur. Dil ile mmin olduğunu sylediği halde kalp ile iman etmeyenlere mnafık denilir.

Bu mescidin temelinde riya vardır. Riya, gsteriş demektir.

Bu mescitte ama Hakka ibadet değil nifaka yani blclğe hizmettir.

Bu mescit, İslam peygamberinin irade ve isteği dışında gya bir İslam mabedi olma iddiasındadır.

Bu mescit, Medine Devletine karşı o devletin iinde doğrudan doğruya Hazreti Muhammede muhalefet ve dşmanlık etmek iin kurulmuştur.

Atatrkn kurduğu devlette, Atatrke dşmanlık eden vaazların verildiği, hutbelerin okunduğu bir kısım camilere ne ok benziyor değil mi buMescid-i Dırar?!

Bu noktada rahmetli Yaşar Nuri ztrk hocanın Maun Suresi tefsiri hatırımıza geliyor.

O, kamu malı ile yapılan camileri deMescid-i Dırarile ilişkilendirip MAUN CAMİLERİ diye adlandırıyordu. Bu konuda onunMaun Suresi Byle Buyurduadlı yapıtını herkesin mutlaka okumasını salık veriyorum.

Kamu malı ile yapılan camiler meselesi aslında zerinde cesaretle durulması gereken bir konudur. Bu konuda sz sylemeye, yazı kaleme almaya cesaret edebilen kişi sayısı pek azdır. Bunların en başında, az evvel de zikrettiğimiz gibi rahmetli Yaşar Nuri ztrk gelmektedir.

Biz de bu konuda birka kelam edelim

Evet, Trkiyede kamu malı ile cami yapılması gnahı pervasızca işlenmeye devam ediyor. Herkesin verdiği vergilerle oluşan bteden harcanarak yurt iinde ve yurt dışında ok gsterişli, şatafatlı ve ok yksek masraflarla yapılan camiler gerekte İslama aykırıdır. İslam değerleri hie sayarak İslama hizmet etmek gibi bir samalık olamaz. Ama gelin grn ki yaşanan neredeyse tam da budur.

Trkiyede yzlerce cami, devlet desteğiyle, Diyanet Vakfı gibi vakıflar aracılığıyla yapılmaktadır. Hatta bu Diyanet Vakfı devletten aldığı mali destekle yurt dışında da camiler yapmaktadır. Şimdiye değin (2020) yurt dışında 103 cami yapıldı. Bu camiler iin devlet btesinden milyonlarca, milyarlarca lira harcanmaktadır. Son olarak basından ğrendiğimize gre Cibuti adlı bir Afrika lkesinde yapılan, adına da 2. Abdlhamit Camii denilen bir caminin sırf aılışını yapmak iin 730 bin liraya uak kiralanıp kimi devlet ricali topluca Cibutiye utu. Şimdi bu Allahtan reva mıdır? Milyonlarca evsizin olduğu bir lkede, kirasını deyemeyen yurttaşların, geim sıkıntısıyla zor gnler geiren insanımızın yaşadığı ekonomik glkler gz nne alındığında bylesi bir şeyi dinin neresine koyabiliriz?

DİNDEN ZERRECE NASİBİ OLAN BİRİ BYLESİ BİR İŞİ DİNE UYGUN OLARAK GREBİLİR Mİ?

Din adına yahut İslama hizmet adına dinin en temel ilkeleri ihlal edilebilir mi? Byle bir elişkiyi aklın, mantığın, izan ve irfanın neresine sığdırabiliriz?

Gnmz Trkiyesinde bazı camilerin Mescid-i Dırarı rnek alırcasına parti tapınağı haline getirilmiş olduğunu hznle gzlemliyoruz.

Mminlere karşı gizli bir parti kuran mnafıkların, bir parti merkezi yahut bir karargah gibi kullanmak istedikleri Mescid-i Dırara bakınca, bugn de kimi siyasi teşekkllerin camileri istismar ederek, kendi gizli ajandalarını gerekleştirmek ve bylece laik Trkiye Cumhuriyetine karşı halkı rgtleyip devleti yıkmak yahut dnştrmek amacıyla sinsi sinsi faaliyet gsterdiklerini teşhis ve tespit etmekte zorlanmıyoruz.

Cami szcğ, tekraren ifade edelim ki, gerekte; birleştiren, toplayan, toplayıcı gibi anlamlara gelmektedir. Camiler, mminleri toplayan kurumlardır. Ne var ki bugn bazı camiler toplamak iin değil, birleştirmek iin değil, kucaklamak iin değil tam tersine blmek, ayrıştırmak, paralamak iin kullanılmaktadır.

Neredeyse her cemaat ve tarikat kendi camisini kurmuş, kendinden olmayanı orada verdiği vaazlarla tekileştirmek, tekfir etmek, ezmek ve alt etmek iin canla başla alışır hale gelmiştir.

Kimi camilerde alenen bir siyasi partinin propagandası yapılmakta, o siyasi partiye sempati duymayan diğer mminler incitilmekte, tekileştirilmekte ve halk bylece blnp paralanmaya alışılmaktadır.

Camilerde devletimizin kurucusuna karşı saygısızlık olarak sayabileceğimiz kimi imalar, szler ve bilinaltına ynelik kimi alışmalar yapılabilmektedir. Bu noktada en yalın gerek olarak dile getirmeliyiz ki, camilerde ulusal gn ve bayramlarda Cumhuriyetimizin kurucusuna ynelik sansrler hayret verici bir hal noktasına ulaşmıştır.

Camilerde, 23 Nisan, 19 Mayıs, 30 Ağustos ve 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı nedeniyle Cumhuriyet ve Atatrke ilişkin bir sz duymak olanaksızdır.

Byk Atatrkn lm yıl dnmnde de aynı sansr srdrlmektedir.

Bu konuda halktan ve kamuoyundan ykselen tepkiler sonucu 2019 yılı Cumhuriyet Bayramı nedeniyle Diyanet İşleri Başkanı tarafından bir ileti yayımlandı. Ama bu ileti camilere taşınmadı, hutbelere konu edilmedi. Yani yine camilerde Cumhuriyet ve Atatrke ilişkin tek bir sz edilmedi. Yerel anlamda kimi imamların kendi inisiyatifleriyle konuya değinmelerini dışarıda tutacak olursak Diyanetin bu konuda inanılmaz derecede katı ve ısrarcı olduğunu şaşkınlıkla gzlemlemekteyiz.

İşin tam da bu noktasında Medine Devletinin kurucusu Abdullah Oğlu Muhammede/ Tanrı elisi Hz. Muhammede karşı muhalefet iin mescit yapıp orada rgtlenmeye alışanların dştğ vahim hata ve ihaneti anımsamamak mmkn değil. Bu anımsayış, aslında ister istemez bir benzerlik kurmayı ieren zihinsel bir etkinliktir. Bir lkede mescitler / camiler o lkenin kurucusuna karşı kullanılabilir mi?

Mescid-i Dırar, Hazreti Muhammede karşı kullanılmak istendi. Hazreti Muhammed buna msaade etmedi. Gerekeni yaptı ve yaptırdı.

Ne acı ki, Trkiyede bir kısım camiler / mescitler, Trkiyenin kurucusuna karşı kullanılabiliyor. Bu tahamml edilebilir, hoş grlebilir bir durum değildir.

Camilerde her ne sebeple olursa olsun Cumhuriyetimizin kurucusuna ynelik bir sansr kabul edilemez. Bu alenen kadirbilmezliktir. Bunun izah edilebilir bir yanı yoktur.

Ne var ki birileri bunu sama sapan bir biimde izah etmeye yeltendi. Ama yeltenişleri bizim duvarımıza arptı ve bu pervasızlık parampara oldu.

Yeni Şafak adlı bir gazete 7 Kasım 2019 tarihli sayısında Diyanetin sansrn savunmak ve haklı ıkarmak adına bir belge yayımladı. Sz konusu belge;Hutbede İsmi Atatrk Yasaklamışbaşlığıyla verildi.

5 Mart 1924 tarihli belgede şyle deniliyor:

Badema hutbelerde ism zikredilmeksizin millet ve cumhuriyetin selamet ve saadetine dua edilmesi takarrur etmiş ve bu kararın bilcmle vilayete tebliği dahiliye vekaletine havale edilmiştir.

Bu belge bir kararnamedir. Altında Cumhurbaşkanı byk Atatrkn ve bakanların imzası yer almaktadır.

Bu belgeyi hutbelerde ve camilerde Atatrkn adının anılmamasına gereke olarak gstermeye alışanların yeterli tarih ve din bilgisinden yoksun oldukları anlaşılıyor.

ncelikle bu belge halifeliğin kaldırılmasından 2 gn sonrasına aittir.

Osmanlı dneminde ve halifelik kaldırılıncaya değin Cumhuriyetin ilk aylarında hutbelerde halifenin adının anılması ve ona dua edilmesi zorunlu idi. Bu, yzyıllardır sren bir uygulama idi. yle ki halifenin adının anılmaması ve ona dua edilmemesi hutbeyi geersiz kılar anlayışı egemendi.

Bu kararnamede aslında halifenin adının anılması ve ona dua edilmesi yasaklanıyor. Bunun yerine sadece millet ve cumhuriyetin selamet ve saadetine dua edilmesi isteniyor. Diyanet ve onun koşutunda dşnen btn gericiler bu belgeye mal bulmuş mağribi gibi sarıldı. Oysa gerek onların ileri srdklerinin tam tersiydi.

Etiketler: Cami, Yaktırdığı,
Alican Güzeldir Makaleler

Son

Son Makaleler: Alican Güzeldir

Popüler

Popüler Makaleler: Alican Güzeldir

Daha fazla..

Doğal
July 7, 2020 | 29 Bakılma

Diğer
June 6, 2020 | 68 Bakılma

Diğer
June 6, 2020 | 94 Bakılma

Haberler & Politika
June 6, 2020 | 79 Bakılma

Eğitim
July 7, 2019 | 569 Bakılma